Son Dakika Haberler

Gazeteci uyarmıştı, işte dikkate alınmamasının sonucu!

Gazeteci uyarmıştı, işte dikkate alınmamasının sonucu!
Okunma : 66 views Yorum Yap

Son iki gündür Kars’ta gündem konusu olan dedikoduları geçtiğimiz ay Gazeteci Çetin Keleş “Soytarılık Etmeyin” başlığıyla köşesine taşımıştı.

2 gün önce akşam saatlerinde bir ses kaydının sosyal medya hesaplarında dolaşması nedeniyle AK Parti İl Başkanı Adem Çalkın açıklama yaparak bu ses kaydının kurgu olduğunu ve İl Kongresine sayılı günler kala komplo olduğu gerekçesi ile Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla ses kaydı ile ilgili H.S. gözaltına alındı ve savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Gazeteci Çetin Keleş kentte gündem olan konuyu önceden görerek 5 Ekim 2020 tarihinde gazetemizde “Soytarılık Etmeyin” başlığıyla bir yazı kaleme alarak, daha evvelden de editörlüklerini yaptıkları sitelerinde Rektör ve Vali hakkında da rencide edici yahut çarpıtıcı haberleri ile medya sektöründe kirlilik yarattıklarını iddia ettiği bazı kişilerin “gazeteci” kisvesi altında soytarılık etmemesi gerektiğine vurgu yapmış, bizzat Vali Türker Öksüz’den bu türden gazetecilik adına yürütülen faaliyetlerin tespit edilerek denetlenmesi talebinde bulunmuştu.

Keleş’in kaleme aldığı yazının bazı bölümleri ise şöyle:

“Bu, hayatımda mensubu olduğum, geçimimi tamamen ve sadece buna bağladığım, dışında hiçbir faaliyeti olmayan ve mensubu olmaktan gurur duyduğum, vergi mükellefi fiziki tesisi vs yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğim, babamdan aldığım mensubu olmaktan gurur duyduğum bu meslek ayaklar altına alınmaya başladı. Şahıs olarak kendisine (makamına) savunma ve müdafa cüretini telaffuz dahi edemeyeceğim makamı işgal halindeki Türker Öksüz’ün müdahalesine şerefinin korunması adına muhtaç hale getirilen bu mesleğin gerçek mensubu biri olarak bir an önce korsan sitelerle, hiçbir mesleki yükümlülüğü yerine getirmeden basın şeref ilkesinden yoksun faaliyetlerle mesleği, dolayısı ile de biz mensuplarını pisleten, tarafsız olmak mecburiyetinde olan görevin icracıları kamu nezdinde taraf gibi lanse eden gazeteci olmayan sanal medya kullanıcılarının ayrıştırılmasını talep ediyorum.

Sanal medya mensubu kişilere de buradan bir çağrıda bulunuyorum;

(meslek erbabı Babam Hıdır Keleş ve kendi adıma )

Hayatımız boyunca mensubu olduğumuz tek meslek olan Gazetecilik görevi sürecince gerek malımıza ve gerekse canımıza yönelik saldırıları göğüslemek pahasına sütun ilkelerimizden taviz vermedik, Hiçbir zaman ve asla meslek yetkilerini kişiselleştirmeyip rant kapısına dönüştürmedik ve hatta sırf sadece yaptıklarımızdan yazdıklarımızdan doğacak sorumluluğu kimseye sıçratmamak adına yine yasal bütün gereklerini yerine getirerek, gazetenin satışından dahi gelecek tutarın okurlarından alınmayacağını duyurmakla başlattığımız gazeteyi sadece ve sadece halk adına yürütürken, bizim,  basın ahlak ve ilkesine sahip çıkmayı üstlenmiş meslektaşlarımızın hayatımıza eş saydığımız mesleği kirletmeye hakkınız yoktur. Tiyatro sahnesindeki soytarıların görevi izleyenleri güldürmek, olmadıkları bir kimliğe bürünerek onlar gibi davranmak ve tabi davranırken aksi tavırlar sergileyip komik hale gelmektir. Hal bu iken “ basın mensubu “ kisvesi altında SOYTARILIK ETMEYİN!!”

 

Hülya D.